Ağva, İzmit’in Çal Tepesi’nden doğup gelen, batısındaki Göksu, doğusundaki Yeşilçay derelerinin Karadeniz’e döküldüğü yerde zamanla oluşan delta üzerine kurulmuş, bakir koylar ve çam ormanlarıyla çevreli, yemyeşil, şirin bir beldedir.

Latince’ de “su (aqua)” anlamına gelen Ağva, Ceneviz, Venedig, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait pek çok tarihi kalıntı ve mağara barındırmaktadır. M.Ö. 7. yy.’ a uzanan bu kalıntılara Ağva’ ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkündür. Kalemköy’ deki Romalılara ait kilise kalıntıları ve mezar taşları, Hisar Tepe’ deki kale kalıntısı, Sungurlu Mahallesi’ndeki dağ değirmeni, Hacıllı köyünün yakınındaki Gürlek ve Soğuksu Mağaraları, Sortullu köyünün güneyindeki İnkese Mağarası dikkate değer buluntulardır.

Ağva’ya 14. yüzyılın ikinci yarısında Konya, Karaman ve Balıkesir’den gelen Türkmen boylarının yerleştiği söylenmektedir. Bugünkü Ağva halkı da Türkmen boylarının torunları olup “Manav”, yani yerli Türk/Türkmen olarak bilinir. Son derece uysal, mülâyim, tartışmayı sevmeyen Manavlar kendi ifadeleri ile “yedi kez düşünmeden adım atmayan” (yavaş davranan) bir yapıya sahiptirler. Bu uyumlu ve uysal yapıları, “sen bilirsin” ya da “siz bilirsiniz” ifadesini sık kullanmalarıyla da kendini göstermektedir.

Ağva ve Çevresi

İstanbul’a sadece 97 km uzaklıktaki ve kışın nüfüsu 3000 olan Ağva, Şile ilçesine bağlı bakir kalmış yerlerden biri. Eskiden yaz aylarında İstanbul’ lular için sayfiye yeri sayılan, ama günümüzde kışın da şehrin stresinden, gürültüsünden uzak, huzur içinde bir tatil geçirmek isteyenlerin ilk tercihi…

Ağva, Karadeniz kıyısında 3 km uzunluğunda kumsala sahiptir. Yerleşim yerleri kıyıdan uzakta yer aldığı için tertemiz denizi ve kumsalıyla, çam koruları çevreli olduğu için de oksijeni bol tertemiz havasıyla ünlüdür.

Derede tekne, kano veya deniz bisikleti ile nefis gezintiler, ormanda yürüyüşler, koşu, bisiklet, trekking, kamping gibi aktiviteler yanında, yaz sıcakları bastırdığında Karadeniz’in dalgalı sularında serinleyebilir, ya da kendinizi Göksu nehrinin sularına bırakabilirsiniz.

Kandıra yolundan sapılarak ulaşılabilen Kilimli ve Kadırga Koyları, Teke yolundaki Şelale, duvaklı bir geline benzeyen Gelin Kayası ve Saklı Göl gezilip görülmesi gereken yerlerdir.Karadeniz’e kıyısı olması ve iki nehir arasında kurulması sebebiyle Ağva’ da mevsimine göre isterseniz nehir, isterseniz denizde balık tutabilirsiniz. Kara avcılığına uygun olan yöre, av turizmiyle de ünlüdür.

Ağva’da her cuma günü pazar kuruluyor. Bu pazarda çevre köylerden gelen yöre insanının yetiştirdiği doğal, hormonsuz ve sağlıklı sebze ve meyveleri bulabilirsiniz. Çarşı içinde yer alan 70 yıllık fırından alacağınız ekmeğin ünü ise Ağva’nın sınırlarını aşmış durumda. Burada yiyeceğiniz ekmeğin tadına başka hiçbir yerde varamayabilirsiniz. Çarşının butiklerinde işe yöreye has Şile bezi giysi ve kumaşlar bulabilirsiniz.